Bebeğinize Vereceğiz En Değerli Armağan: ANNE SÜTÜ

Bebeğinize Vereceğiz En Değerli Armağan: ANNE SÜTÜ

Yaşamlarının ilk altı ayı  içerisinde bebeklerimize sunabileceğimiz en ideal besin maddesi anne sütüdür. Bunun birçok nedeni var. Birkaçını hatırlatacak olursak...

 

Anne sütü içerdiği koruyucu maddelerle, bebeklerimizin mikroplara karşı ilk aşısıdır. Onları birçok hastalıktan korur, bağışıklık sistemlerinin güçlenmesine de yardım eder. Bebeklerimizin gereksinim duyduğu tüm besin maddeleri, en uygun oranda sadece anne sütünde mevcuttur. Anne sütü mikropsuzdur, her an hazırdır ve  ekonomiktir... İlk altı ay boyunca bebeklerimize anne sütü vermek onlara sunabileceğimiz en değerli armağandır. 

 

Altıncı  aydan sonra ek gıdalara başlanmasıyla  beraber,  emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi  ayrı bir önem taşır. Çünkü büyüme ve gelişmelerinin çok hızlı olduğu bu iki yıllık süre zarfında onları emzirmek, sadece o andaki değil ileriki yıllardaki fiziksel ve ruhsal sağlıklarını da olumlu yönde etkiler. Onları olabildiğince uzun bir süre emzirmek, özellikle de  beslenme bozukluklarının önlenmesinde önemli bir role sahiptir. Uzun süre emzirilen bebeklerin ilerde bazı hastalıklara karşı daha dirençli olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, bu bebeklerin daha zeki olduklarına dair çeşitli araştırma sonuçları da mevcuttur.

Anneler emzirerek kendi sağlıklarına da katkıda bulundukları gibi ekonomik, hijyenik, zahmetsiz bir besleme şansı da yakalarlar.

 

Bebekler içinse emmek, her yönüyle idealdir. Kendisi için gerekli bütün besinleri anne sütünden sağladığı gibi, annesinin sıcaklığını tensel temas yoluyla hisseder. Bu temas, bebekte güven duygusunun gelişmesini destekler.  Daha doğar doğmaz, dünyaya gözlerini açtığı ilk saatlerde ve daha sonraki aylardaki kendisi için gerekli olanları, anne sütünü emerek sağlayabilir. İşte bu yüzden;

Her annenin bebeğine verebileceği en değerli armağan; anne sütüdür.

 

Anne sütünün bebeğe yararları

 

• Anne sütü alan bebeklerin ortalama I.Q. puanları daha yüksekolduğunu gösteren çalışmalar vardır.

• Anne sütü mamadan daha kolay hazmedilir ve içeriği daha çok kana geçer. Anne sütü içerdiği bazı enzimlerle bebeğin bu sütü daha kolay hazmetmesini sağlar. Anne sütü inek sütünden daha az protein içermesine karşın, içindeki tüm protein bebeğin dolaşımına geçer. Ayrıca içerdiği demir ve çinko elementleri,  bebeklerin bağırsaklarından kana daha kolay geçer.

• Anne sütünde bulunan maddeler bebeğin enfeksiyonlara karşı daha etkili korunmasına yardımcı olur ve bebeğin kendi bağışıklık sisteminin gelişimini hızlandırır.

• Anne sütü ile beslenen bebekler daha iyi bir sosyal gelişim gösterirler: Yaşamın 12. ayının sonunda, mamayla beslenen bebeklerle anne sütü ile beslenen bebekler karşılaştırıldığında anne sütü ile beslenenlerde psikomotor ve sosyal gelişimin belirgin olarak daha iyi olduğu saptanmıştır.

• Anne sütü aşıların etkinliğini arttırır.

• Anne sütüyle beslenen bebeklerin ilk üç yılda herhangi bir nedenle ölme olasılıkları nispeten daha düşüktür.

• Anne sütü bebek için doğal bir sakinleştiricidir. Anne sütündeki bazı kimyasal maddeler bebek üzerinde belirgin olarak sakinleştirici etkiler gösterir.

• Anne sütü asla mikrop içermez. Dahası, anne sütünün mikroplara karşı koruyucu özellikleri de vardır.

• Meme emmek bebeğin duygusal bir ihtiyacını karşılar. Bebekler dokunulmaktan ve kucaklanılmaktan hoşlanırlar. Emzirme eylemi esnasında annesiyle yakın bedensel temasta olmak, bebeğin bu önemli ihtiyacını karşılamak açısından çok önemlidir.

• Prematüre doğum yapan annelerin sütlerinin bileşimi bu bebeklerin, zamanında doğan bebeklerden daha farklı olan besin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak daha farklı içerikler içerir.

• Anne sütüyle beslenen bebeklerde görme kusurları daha az sıklıkta ortaya çıkar.

• Anne sütü bebeği solunum yolu, idrar yolu, göz enfeksiyonlarından, ishalle seyreden enfeksiyonlardan, diş çürüklerinden korur.

• Anne sütüyle beslenen kız çocuklarının ileride meme kanserine yakalanma riskleri nispeten daha düşüktür.

• Anne sütü çocuklarda ortaya çıkan juvenil (Gençlik çağında ortaya çıkan) romatoid artrit hastalığına karşı koruyucudur.

• Anne sütü almamış olanlarda bazı çocukluk çağı lenfoma türlerinin ortaya çıkma riski daha yüksektir.

• Anne sütüyle beslenen bebeklerde egzama daha az görülür. Egzamaya karşı koruyucu etki özellikle 6 ay ve daha uzun süre anne sütü ile beslenen bebeklerde daha belirgindir.

• Anne sütü ile beslenme alerjiye karşı korur ve bu koruyucu etki erişkinlik dönemine kadar sürer. Anne sütü ile bir ay ve daha uzun süreli beslenme hem gıda alerjilerine, hem de solunum yolunda ortaya çıkan alerjilere karşı koruyucudur.

• Anne sütü ile beslenen bebeklerde reflü (Mideden yemek borusuna gıda kaçağı) ve buna bağlı kusma daha az sıklıkla ortaya çıkar.

• Anne sütü bebeğin astım hastalığına yakalanma riskini azaltır ve riskteki bu azalma ileri yaşlara kadar devam eder.

• Anne sütü ile beslenen bebeklerde orta kulak enfeksiyonları daha az görülür.

• Anne sütüyle beslenen bebeklerde, Ani Bebek Ölümü Sendromu görülme sıklığı daha azdır.

 

 

Emzirmenin kadın sağlığına yararları

 

Anneler, kendi sağlınız için EMZİRİN! Anne sütünün yalnızca bebekler için yararlı olduğunu düşünmeyin. Şüphesiz ki, annenin kendi sağlığı için de gerekli...

 

• Emzirme anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir. Emzirme annede oksitoksin adı verilen hormonun salgılanmasını sağlar. Oksitoksin hormonu, rahim kasılmalarının ve süt salgısının sağlanması dışında, annelik içgüdüsel davranışlarını yönlendirmeyle de ilgili bulunmuştur.

• Emziren annelerin kendilerine güvenleri ve annelikten aldıkları haz daha fazladır.

Her geçen gün ve her geçen ay giderek gelişen ve büyüyen bir bebeği görmek ve bunun kendi verdiği süt sayesinde gerçekleştiğini bilmenin verdiği haz bir anne için benzersiz bir duygu olsa gerek.

• Emzirme, doğum sonrası rahmin toparlanmasını hızlandırır. Emzirme sırasında salgılanan oksitoksin hormonunun yardımıyla rahim, gebelik öncesi büyüklüğüne daha kolay ulaşır. Bu da annenin doğum sonrası kanama riskini önemli ölçüde azaltır. Doğum sonrası emzirmeyen annelere de, kanamayı azaltmak için sentetik oksitoksin hormonunu veya rahmi kasılmaya sevk eden diğer bazı ilaçları daha yüksek dozlarda ve daha uzun süre vermek gerekebilir.

• Emziren anneler daha kolay kilo verirler. Emzirme eylemi annenin günlük enerji gereksinimini yaklaşık 500 kalori arttırır. Sağlıklı ve doğru beslenen anneler emzirme sırasında daha çok efor harcadığından ve süt üretimi için annedeki yağlar da kullanıldığından daha kolay kilo verirler. 

• Emzirmek anne için doğal bir sakinleştiricidir. Emzirmek gerçekten de hem sakinleştirici hem de uykuya dalmayı kolaylaştırıcı etkiler yaratır. Bu nedenle annelerin bebeklerini emzirirken uykuya dalmalarına sık rastlanır.

• Emziren annelerde demir eksikliğine bağlı kansızlık ortaya çıkma riski azalır. Emziren annelerde doğum sonrası kanama miktarı daha az olduğundan ve emzirmeye devam ettikleri sürece adet görme olasılıkları daha düşük olduğundan bu anneler, doğumda kaybettikleri demir depolarını daha kısa zamanda tekrar oluştururlar.

• Emziren annelerin meme kanserine yakalanma riski nispeten daha düşüktür.

• Emzirme, şeker hastalığı olan annenin günlük insülin ihtiyacını azaltır.

•Emziren annelerde endometriyzis hastalığının ilerleme hızı daha düşüktür.

•Emzirmek, annenin ileride yumurtalık kanserine yakalanma riskini azaltır.

•Emzirmek, annenin ileride endometrium (rahim için tabakası) kanserine yakalanma riskini azaltır.

•Emzirme anneyi ileride ortaya çıkacak kemik erimesinden korumaya yardımcıdır.

 

Anne sütünün özellikleri ve yararları hakkında pek çok araştırma devam ediyor. Ancak bugün elimizde olan sonuçları bile tek başına anne sütünün öneminin anlaşılması için yeterli. İşte bu yüzden annelerin daha hamilelik döneminde kendilerini emzirmeye alıştırmaları ve doğum sonrası oluşabilecek sorunlara karşı hazırlıklı olmaları gerekiyor.

 

AKLINIZA TAKILAN SORULAR

 

Her annede yeterli süt olur mu?

Evet. Her kadın bebeği için yeterli süt üretebilir.  Yeter ki, hamileliği boyunca bebeğini emzirme fikrine adapte olsun ve doğum sonrası bebeğini sık sık emzirsin. Hamilelik döneminde, doğacak bebeğin beslenmesine yönelik değişimler yaşanır.  Hamileliğin 20. haftasından itibaren süt bezlerinde süt sentezi başlar. Ancak doğumla birlikte bu sentez daha da artar.

 

Göğsünüzün şekli önemli değildir

Süt veren keseciklerin sayısı ve büyüklüğü her kadın için aynıdır. Bu yüzden memenin büyük ya da küçük olmasının süt üretimiyle bir ilişkisi olmadığını bilmelisiniz. Memeye şekil veren kısım süt kesecikleri değil, kaslar ve yağ dokunuzdur.

 

Sütünüz emzirerek çoğalır

Doğum sonrası bebeğin anne memesini emmeye başlaması, süt salgısını arttıran en önemli uyarıdır. Bebek emdikçe uyarı beyne gider, beyin de cevap olarak kana prolaktin hormunu salgılar. Bu hormon, süt üretim keseciklerinde sütün üretilmesini sağlar. Oksitoksin adlı başka bir hormon sayesinde de kesecikler kasılır ve içindeki süt, kanallara akar. Kanallar boyunca ilerleyen süt, göğsün kahverengi kısmının altındaki havuzda kalır. Bebeğin dilinin  bu  bölgeyi önden arkaya doğru dalgalandırması ve sıkıştırmasıyla da anne sütü, bebeğin ağzına akar. Bebeğin emmeye devam etmesiyle havuzdaki süt, bir yandan boşalırken diğer yandan beyne sinyaller vererek yeniden  dolar.  İşte bu yüzden süt üretiminin devam ettirilmesi için sık emzirmek gerekir.

 

Sütünüz bebeğinize özeldir

Her annenin sütü kendine ve bebeğine özeldir!  Üstelik bu sadece insanlar için değil, bütün canlılar için geçerli. İşte anne sütünü yavrusu için benzersiz bir besin maddesi yapan bu özelliktir. Örneğin erken doğmuş bebek için en ideal besin yine kendi annesinin sütüdür. Çünkü bebeğin o anda ihtiyaç duyduğu tüm maddeler, yalnızca kendi annesinin sütünde bulunmaktadır.

 

 Emzirme göğüsleri bozar mı?

Bazı doktorlara göre, göğüsleri emzirmekten çok hamilelik bozuyor. Hamilelikte büyüyen meme bezlerinin doğumdan sonra birden bire  küçülmesi göğüslerin bozulmasına neden olabiliyor. Fakat anne  emzirirse, meme bezleri birden bire küçülmeyeceğinden, emzirme göğüs güzelliği açısından faydalıdır bile denebilir.

 

Emzirirken her iki memede verilmeli mi?

            Her emzirmede ilk gelen süt daha az yağ içeren “ön süt”tür.

            Bebek emmeyi sürdürdükçe sütün bileşimi değişir, yağ miktarı artar.

            En fazla yağ içeren süt, emzirmenin sonunda salgılanan süttür. Buna “son süt” denir. Bebeğin hem ön süte hem de son süte ihtiyacı vardır.

            Son sütteki yağ inek sütündekine benzemez. Daha hafiftir ve sindirimi daha kolaydır. Bu yağ bebek için çok değerli bir enerji kaynağıdır. Bebeğin yeterli kilo alması için yağın sağladığı enerjiye ihtiyacı vardır.

            Bebek memeye doğru yerleştirilip doyana ve memeyi kendisi bırakana kadar memede tutulursa, hem ön sütü hem de son sütü alır. Bebek daha emmek istiyorsa ikinci meme de verebilir. Eğer bebek bir meme ile beslenmiş ise, bir sonraki emzirmede diğer meme verilmelidir. İki meme verilmişse bir sonraki öğüne son verilen taraftan başlanmalıdır.

 

Bebek Yeterli Süt Alıyor mu?

            Her anne, sütünün bebeği için yeterli olduğundan emin olmak ister. Bebeği çok ağlıyorsa, az uyuyorsa, huzursuzsa anne sütünün yeterli olmadığını düşünür ve kaygılanır. Oysa bu belirtiler başka nedenlerden de kaynaklanabilir. Böyle durumlarda anneler çoğu kez bu konuda bilgili bir kişiye danışmadan ek gıdalar vermeye başlar. Böylece anne sütü ile beslenmeden uzaklaşır.

            Sağlıklı her anne; doğru bir şekilde sık ve geceleri de emziriyorsa, yeterli sıvı alıyorsa, aşırı yorulmuyorsa bebeği için yeterli süt üretebilir. Anne sütü bazen geçici olarak azalabilir. Yukarıdaki bu önlemler alınırsa süt yapımı hemen artar.Bebek günde 6-8 kez idrar yapıyorsa, bir ayda 500 gramdan fazla kilo alıyorsa annenin sütünün yeterli olduğunu gösterir.

 

Pamukçuk Olunca Ne Yapmalı?

            Pamukçuk, ilk aylarda ağız içi ve dil üzerinde görülen, bir mantarın yol açtığı rahatsızlıktır. Önce beyaz lekeler halinde başlar. Sonra tüm dili ve ağız içini kaplar. Pamukçuk, ağrı yaparak bebeğin beslenmesini engeller. Annenin meme temizliği ve her tür beslenme araçlarının temizliği bu rahatsızlığın yok edilmesinde çok önemlidir. Pamukçuk gördüğünüzde bir sağlık kuruluşuna başvurmalı, önerilen tedaviye hemen başlamalısınız.

Bu Makale 285 Kez Okundu!

Yorumlar

Son Gönderiler

21-08-2015 285

Teknoloji Golden Mines ile oturduğun yerden para kazan

Golden Mines ile oturduğun yerden para kazan [...]

21-08-2015 285

Aşk Erkeklerle Nasıl Konuşulur ?

Erkeklerle sohbet etme tüyoları bu haberde! Erkeklerin sevdiği sohbet konuları nelerdir ? [...]

21-08-2015 285

Aşk İç çamaşırı Renk seçimine Göre Kadınların Karakteri

Güçlü, hırslı, dominant kadınların tercihi. Siyah iç çamaşırı tercih eden kadınlar genelde hırslı ve güçlü iş hayatında başarılı kadınlar olarak [...]

Sosyal Medya